Nereler Gezilir?

Hıdırlık Tepesi

Beypazarı’nı ziyaret edenlerin ilk uğrak yeri, şehrin tüm güzelliklerini bir arada görebildikleri Hıdırlık Tepesi’dir. İlçenin tüm bölgelerine hakim olan tepeden tarihi konakların ve doğal güzelliklerin ön plana çıktığı şehir dokusunu tüm ayrıntılarıyla seyredebilirsiniz.

Alaaddin Sokak

Restorasyonu tamamlanmış ve hizmete açılmış bir çok Tarihi Konağı barındıran Alaaddin Sokak; yöresel ürünlerin satıldığı standların kurulduğu şehrin en gözde mekanı. Beypazarılı ev hanımlarının tarhana, ev makarnası, cevizli tatlı sucuk, bazlama gibi el emeği ürünlerini tadarak  alışverişinizi yaparken, Anadolu insanının misafirperver ve içten mizacını tamamen koruyan Beypazarılılarla  sohbet etme fırsatı da bulabilirsiniz. Ayrıca pansiyon olarak hizmet veren dolap içi banyolarıyla, sofasıyla, sandıklarıyla yöresel tarzda döşenmiş konakları inceleyerek  geçmişe kısa bir yolculuk yapabilirsiniz.

İmaret Meydanı ve El Sanatları Meslekleri Dükkanları
Beypazarı’nın yeni gözde mekanı İmaret Meydanı’nda hizmete açılan El Sanatları Meslekleri’ne ait dükkanlar ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. . Kunduracı, semerci, dokumacı, bakırcı, kalaycı, yorgancı ve bindallı işlemeciliği gibi kaybolmaya yüz tutmuş  el sanatlarına yönelik mesleklerin tanıtıldığı ve ürünlerin satışa çıkarıldı dükkanlarda yöre kültürüne özgü tüm ürünleri bulabilmek mümkün. Ayrıca ziyaretçiler, dükkanlarda çok sayıda meslek ürününü  bizzat yaparak satın alma fırsatı da buluyorlar.
Tarihi ve kültürel özelliklerin korunması yönünde gerçekleştirilen projelerin en önemlilerinden biri olan El Sanatları Meslekleri dükkanları projesiyle; yıllar içerisinde unutulmaya başlanılan el emeğine dayalı zanaatkarlığın yaşatılmasına büyük katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Suluhan Kervansarayı

Çarşı içinde bulunan Suluhan Kervansaryı; 17.yy başında 1683 yılında yapılmıştır. Klasik Osmanlı şehir içi hanları tarzında olan Suluhan’ın planı kare şeklinde ve iki katlıdır. Kervansarayın eski görünümüne kavuşturulması  için başlanan  restorasyon çalışmaları halen devam etmektedir.

Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi

Hafız Mehmet Nurettin Karaoğuz tarafından Ankara Valiliği İl Özel İdaresi’ne bağışlanan 150 yıllık konak, 1997 yılından itibaren  Beypazarı Tarih ve Kültür Evi olarak kullanılmaktadır. Müzede Beypazarı ve yöresinin kültür ve tarihini yansıtan eserlerle Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan çeşitli tarihi eserler sergilenmektedir. Etnografik yapıya sahip müzede bir de gelin odası bulunmaktadır.

Halk Evi

Restorasyonu tamamlandıktan seminerler ve çeşitli organizasyonlar için kullanılan Halk Evi; ilk açıldığı 1938 yılındaki amaçlara hizmet etmektedir. Hafta sonları siyah beyaz Beypazarı fotoğraflarının sergilendiği Halk Evi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Yaşayan Müze (Abbaszade Konağı)

Abbaszade Konağı; 19. yüzyılda yapımına başlanılan ve iki yıl içerisinde tamamlanan yan yana iki konaktan birisidir. Beypazarı’nın kuzeyinde, bir tepenin yamacındaki kayalılara sırtını veren Konak; Osmanlı döneminin mimari yapısını yansıtmaktadır. Beypazarı Belediyesi tarafından restore edilen ve Yaşayan Müze olarak ziyarete açılan Konakta; tarihi eşyaların yanı sıra yörenin en özel kıyafetleri olan Bindallı örnekleri de sergilemektedir. Ayrıca ziyaretçiler; ebru sanatı, ıhlamur baskısı gibi kültürümüze özgü sanatları uygulamalı olarak  deneme fırsatı bulabildikleri gibi  yerleşik kültürümüzü de  birebir yaşama şansı elde ediyorlar.

Abbasların Konağı (Adalet Evi ve Müzesi)
Abbaszade ailesinin 19. yüzyılda inşa ettiği iki konaktan biri olan ve Beypazarı Belediyesi tarafından Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı adına restore edilen Adalet Konağı Beypazarı’nın en güzel konaklarındandır. Üç katlı ve dokuz odalı olan Konak; misafirhane olarak kullanıma açıldı.  Ayrıca Beypazarı’na ait olan mahkeme kararları ve eski adliye eşyaları sergilenmektedir.

Cahide Gürsoy Müze Evi
Ailesi nesiller boyu Beypazarı’nda yaşamlarını sürdüren, 1609′da Sultan I.Ahmet’in zamanındaki Haznedar Ekmekçizade Ahmet’in torunlarından olan değerli sanatçı Cahide Gürsoy adına Halk Evi içerisinde oluşturulan Müze Evi’nde;sanatçının çeşitli eserlerinin ve atölyesinde kullandığı eşyalarının yanı sıra seneler boyu özenle topladığı Atatürk fotoğrafları ile aile fotoğrafları da sergilenmektedir.

Beypazarı Kent Tarihi Müzesi

1928 yılında inşa edilen ve günümüze kadar korunan Rüstempaşa Okulu Belediyemizce İl Özel İdaresi’nden alınarak, tarihi değerlerin sergilendiği Beypazarı Kent Tarihi Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Beypazarı ile ilgili ilk çağlardan günümüze kadar olan tüm tarihi seyirler;  maketler, kalıntılar, dönem eserleri ve tüm belgelerle Kent Tarihi Müzesi’nde görülebilir. Kişisel araştırmalar için çok önemli bir arşivi de içinde barındıran Müze’de, Beypazarı’nın dünü ve bugünü en ufak ayrıntısına kadar canlandırılıyor

Gümüş Mağazaları

Beypazarı’nın en önemli simgelerinden birisi olan Telkari Gümüş İşlemeciliği’nin birbirinden güzel el işi takılarını bulabileceğiniz gümüş mağazaları özellikle bayanların ilgi odağı. Belediye binasında bulunan Gümüşçüler Çarşısı’nın yanı sıra şehir merkezinde de bir çok gümüş mağazası bulabilirsiniz.

Beypazarı Kaymakamlığı Halk Eğitim Merkezi

Dokuma Atölyeleri, Kilim Atölyesi, Kök Boya Atölyesi, Biçki Dikiş Atölyesi, El Nakış Atölyesi, El Sanatları Atölyesi, Gümüş Atölyesini gezebilirsiniz.

Beypazarı Kuru Fırınları

Türkiye’de sadece Beypazarı’nda üretilen ve tazeliğini bir sene koruyan,çay saatlerinin vazgeçilmez lezzetlerinden Beypazarı Kurusu’nu; hem üretim hem satış yeri olan taş fırınlardan tadarak alabilirsiniz.

İnözü Vadisi
Beypazarı’nın kuzeyinde yer alan İnözü Vadisi; doğal bitki örtüsü ve kültürel kalıntıları ile oldukça zengin bir görünüme sahiptir. İnözü Çayı’nın aşındırıcı etkisiyle iki tarafı balık sırtı görünümünde yükselen dik kayalardan oluşan Vadi; doğa sporlarını sevenler için eşsiz güzellikler barındırmaktadır.

Eğriova Yaylası 
Ormanla çevrili Eğriova Yaylası; göz kamaştırıcı bitki örtüsü, pınarların oluşturduğu göleti ve ahşap evleriyle  ziyaretçilere doğayla baş başa kalma fırsatı sunuyor. Golf, trekking, atla gezinti gibi aktiviteler için elverişli olan yaylada, geleneksel olarak her yıl Karaşar Eğriova Yayla Şenliği düzenlenmektedir.

Kirmir Çayı ve Gönen Vadisi
Süveri ve İlhan Çayları ile ilçe merkezinden geçen İnözü Çayını alarak Sakarya Nehri’ne karışan Kirmir Çayı;  tarımda ve balıkçılıkta kullanılmaktadır. Yöre halkının mesire alanı olarak da yararlandığı Kirmir Çayı kenarları, yeşil alanlarla kaplıdır.

Tekke Yaylası 
Beypazarı’na 10 km. uzaklıkta bulunan Tekke Yaylası piknik alanı olarak elverişli olması amacıyla orman içi parkı şeklinde düzenlenmiştir. Her yıl geleneksel olarak Piknik ve Güveç günü kutlanan yayla; temiz havası ve suyuyla şehrin gürültüsünden uzak kalmak isteyenler için doğal bir güzellik.

Boğazkesen Kümbeti 
Ayvaşık Mahallesi, Kumsüren mevkiinde bulunan Boğazkesen Türbesi ile ilgili eldeki bulgular ışığında, Beypazarı’na ilk gelen Selçuklu Türklerinin  liderlerine ait Lahitlerin 13.yy da yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. 17.yy da Osmanlı İmparatorluğu döneminde onarım gören eserin, 1995 yılında da yeniden restorasyonu yapılmıştır. Türbede iki muhterem kişinin mezarları bulunmaktadır.

Yediler Türbesi
Beypazarı’na 3 km. uzaklıkta,  İnözü Çayının kenarında yer alan Yediler Türbesi’nde, Horasan’dan geldikleri ve bu bölgede dergah kurdukları rivayet edilen  yedi ermiş şahsiyetin mezarı bulunmaktadır.

Gazi Gündüzalp Türbesi
Osman Gazi’nin dedesi olan Gazi Gündüzalp’in Türbesi, Beypazarı’nın 20 km. batısındaki Hırkatepe köyünde bulunmaktadır. Rivayete göre; Rumlar ile yapılan bir savaşta şehit düşerek buraya gömülmüştür.

Karaca Ahmet Sultan Türbesi
İnözü Vadisi’nde yer alan türbede; eski kaynaklardan anlaşıldığı üzere Karaca Ahmet Sultan’ın Beypazarı’ndaki dergah ve tekkesine mensup müritlerinden birkaçının mezarları bulunmaktadır.

Karadavut Türbesi
Beypazarı’nın 7 km. kuzeydoğusundaki Kuyumcu Tekke köyünde yer alan  türbede; Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin halifelerinden olan ve  Fatih Sultan Mehmet’in döneminde yaşamış mutasavvıf bilginlerden Karadavut’un mezarı  bulunmaktadır.

İvaz Dede Türbesi
Halk arasında Ayvaşık Dede olarak anılan İvaz Dede Türbesi’nde; çitlembik ağaçları arasında yan yana duran, Horasan haçlı taş duvarlarla örtülü iki mezar bulunmaktadır. Mezar kitabelerinden, mezarlardan büyük ölçüde olanının İvaz Dede’ye diğerinin ise Halveti tarikatı Şeyhi Mehmet Efendi’ye ait olduğu anlaşılmaktadır.